Anasayfa / Genel / Zağnos Paşa Camisi

Zağnos Paşa Camisi

10Zağanos Mehmet Paşa Fatih Sultan Mehmet saltanatında 1453-1456 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. İstanbul’un Fethinden sonra sadrazamlığa getirilen ilk kişidir. Denizcilikte gözetleme için zağanos (keskin görüşlü, yırtıcı bir kuş) kullandığı için zağanos lakabıyla anılmıştır. II. Mehmet devrinde önemli rol oynamış, Gelibolu sancak beyliği, kaptan-ı deryalık görevlerinde bulunmuş, 1467-1469 yılları arasında ise Trabzon sancak beyliği yapmış bir Osmanlı paşasıdır. Babası Abdullah Bey, Türkmen bir Osmanlı denizcisidir ve annesi yine bir Kayı Boyu’na mensup Osmanlı denizcisi olan Oruç Gazi Paşa’nın kızıdır.Sultan II. Murat tarafından sürgün edilmiştir, fakat II. Mehmet tahta çıkınca geri çağrılarak II. vezir tayin edilmiştir. İstanbul’un Fethi’nden sonra azledilerek idam edilen Çandarlı Halil Paşa’nın yerine veziriazamlığa getirilmiştir.

Zağanos Paşa, Fatih’in çocukluğunda askerlik öğretmenliğini yapmış, sultanın kız kardeşi ile evlenerek hem eniştesi hem de kayınbabası olmuş, bunların yanı sıra Trabzon’un fethi esnasında Prenses Anna ile de evlenmiştir. İstanbul’un fethi öncesinde Rumeli Hisarı’nı yaptırmış, İstanbul Kuşatması’nın en ateşli savunucularından olmuş, dehası ile Osmanlı donanmasının kara yolu ile Kasımpaşa’ya indirilmesini sağlamıştır. Trabzon’u fethetmiş, Pontus Rum Devleti’ne son vermiştir. İleriki zamanlarda Balıkesir’e yerleşmiş, vakıflar kurmuş, cami, medrese, hamam yaptırmış, şehrin çehresini değiştirmiştir. İstanbul’un fethinde, gemilerin karadan yürütülmesini sağlayan Türkmen tahta işçilerinin de Balıkesir’e yerleşmesine ön ayak olmuş ve Tahtacılar adı verilen Türkmen Kültürü’nün oluşmasında pay sahibi olmuştur. Vakfının faaliyetleri Cumhuriyet Dönemi’ne kadar sürmüş, bu dönemde vakfın mütevellisi olan (torunlarından) Aslıer Ailesi tarafından, sahiplik ve imtiyaz hakları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne devredilmiştir.

 ZAĞANOS SÖZCÜĞÜNÜN ETİMOLOJİSİ

Yaygın olarak bilinen kanı; “os” sözcüğünün Rumcada “bey” anlamına geldiği, Rumeli Beylerbeyi iken yöre halkı tarafından “şahan-zahan (şahin)” kelimeleri ile birleştirilip “Zağanos” olarak okunduğudur (atalarından Evrenos Bey gibi). Halil Ethem’e göre Zağanos sözcüğü bir çeşit şahin anlamında olup, Farsça zağan sözcüğünden Osmanlıca’ya geçmiştir. Mahmut Goloğlu ise Trabzon Rumcası’nda “martı” anlamına gelen zinos sözcüğüne bağlayıp, kaynak göstermeden sözcüğün eski Türkçe olduğunu iddia etmiştir. Modern Türkçe sözlükte zağanos “bir cins doğan” olarak geçmekle birlikte, hangi dilden ödünç alındığı belirtilmemektedir. Farsça şahin sözcüğünün Rum ağzında bozulduktan sonra Türkçeye geçmiş formu olmalıdır.

Zağanos sözcüğünün Trabzon’da yengeç anlamında kullanılan zağana sözcüğü ile alakalı olabileceği akla gelebilir ki bu sözcük aynı zamanda yörede aksak yürüyen kişilere takılan bir lakaptır ama Paşa’nın adı Trabzon’un fethinden öncesine dayanıyorsa bu önerme geçersizdir ayrıca Hun İmparatorunun büyük oğlunun da adıdır.

Kentin merkezinde, Mustafa Fakıh Mahallesi’nde, çarşı içerisinde yer alır. Cami, türbe ve hahamdan oluşan bir külliye durumundadır. Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Zağnos Mehmet Paşa tarafından 1461’de yaptırılmıştır. Külliyeden sadece hamam orijinal durumunda günümüze gelebilmiştir. 1897 yılında yıkılan cami ve türbe 1908’de Balıkesir mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır. 

 ZAĞANOS PAŞA CAMİİ (PAŞA CAMİİ) VE KÜLLİYESİ     

 Balıkesir’in en büyük camisi olup, kare plânlıdır. Düzgün yontma taş ve kesme taştan yapılmıştır. Ortada dört ayak üzerine oturtulmuş merkezi bir kubbe etrafında dört adet köşe kubbesi ve aralarında yarım daire tonozlar yerleştirilerek yapılmıştır. Caminin son cemaat yeri yoktur. İç bölüme kuzey, doğu ve batıdaki çift kanatlı ahşap kapılarla girilir. Üç yanda da kapıların önünde dört köşeli mermer sütunların taşıdığı, ahşap tavanlı, kurşun kaplı, eğimli bir çatı ile örtülü sundurmalar yer almaktadır. Caminin ahşap kadınlar mahfili, kuzey koridoru boyunca uzanır. Ahşap yivli altı sütuna oturan mahfil, kafeslidir. Giriş kapısı dışarıdadır. Mihrap, son dönem Türk sanatı özelliklerini taşıyan en güzel örneklerdendir.      

Minare caminin kuzeybatı köşesindedir. Balıkesir eşrafından Arabacıoğulları’ndan Hacı Hafız Efendi yaptırmıştır. Barok üslupta ve kesme taştandır. Merkezi kubbe 1897 depreminde yıkılmış,1902 tarihinde yeniden yapılmıştır. Kapı üzerinde Kelime-i Tevhid Ebced hesabı ile ilk inşaat tarihi olan h. 865 (1464) tarihi okunmaktadır. Cami avlusunda türbe, hazire ve şadırvan bulunmaktadır. 07.02.1923 tarihinde Atatürk bu camide ünlü hutbesini okutmuştur.

Batıda, minare kaidesinin hemen yanında muvakkithane yer almaktadır. Kesme taştan yapılmıştır. Caminin avlusunda, biri kuzeyde, diğeri batıda olmak üzere iki şadırvan bulunmaktadır. Kuzeydeki şadırvan on iki köşelidir. Mermer şadırvanın içi Paşa hamamından gelen su ile doludur. Ortasında mermerden, dilimli fıskiyesi vardır. Son yıllarda şadırvanın üstü beş sade sütuna oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Diğer şadırvan ise, caminin ikinci kez yapımında yapılmıştır. Biçimi ve örtüsü açısından kuzeydekinin aynıdır. Yalnız musluklu panolarda kabartma süsler vardır ve fıskiyesi farklıdır. Ayrıca caminin dışında, kuzeydoğu köşesinde, mermerden beş yüzlü bir şadırvan daha vardır. Her yüzünde, kemerler ile bağlanmış çift gömme sütunlar bulunmaktadır. Caminin avlusunun güneyinde, güneş saati vardır. Kısa ve kalın bir sütunun üzerine oturtulmuş bir tablada saat dilimleri işaretlenmiştir. Ortasında demir bir çubuk vardır. Saat demir çerçeveli olup dilimler silinmiştir.

PAŞA CAMİ FİLMLERİ İÇİN BURAYA – BURAYA – BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

 

 

 

Hakkında mabalder manisa

Diğer Gelişmeler

Balıkesir Saat Kulesi

Balıkesir Saat Kulesi, 1829 yılında Giritli Mehmet Paşa tarafından İstanbul Galata Kulesi’nin benzeri olarak silindir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir